ravaan shodan tschaar javaan,har tschar giriftan kamaan manhaar shodan pur armaan,ya mavlaan, ya mavlaan, ya mavlaan?(2x) nai naa nanaj nanaj na naj (4x) padar begud ba pisar, imruz nagum hetsch safar safaratan pur khatar, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan madar du ta bacha mord, har sal ghese? madres? khataretan bar khdoa, ya mavlan, ya mavlan, ya mavlan More »

ODTÜ hakikatten de Rusya’ya doğrultulmuş bir tabanca gibidir. Rivayete göre; Amerika şimdilerde hayata geçirdiği Büyük Orta Doğu Projesinin temelleri olarak 1950′lerde Ortadoğudaki Amerikan müttefiki ülkelerden birine bir üniversite inşa etmek istemiştir. More »
AŞK ile ilgili bir tabu daha yıkılıyor! Yıllardan beri yanlış bilinen aşkın merkezi kalp değil, beyin çıktı. Dolayısıyla artık aşkın simgesi, eros okları saplanmış kalp yerine, beyin olacak! Şaka bir yana, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy’a göre kalp sadece kan pompası… Aristo’dan beri de bu böyle… BEYİN, sinir sistemini, sinir sistemi de kalbi etkiliyor.Yani kalp atışlarında hızlanma, beyinden gelen sinyallerle oluyor. Aşk da dahil her şey beyinde bitiyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroşirürji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Cengiz Kuday da, bu yanılgının Aristo’dan beri var olduğunu belirterek şöyle diyor: Beyinden bahseden mi var? “AŞK üzerine yazılan şiirlerde kalpten bahsedilir. Bu sebepten bütün şiirlerde ‘kalbim kırıldı’, ‘kalpten sevdim’ gibi ifadeler vardır. Hiç beyinden bahsedildiğini duydunuz mu? Bugün biliyoruz ki, hislerin kaynağı hormonlar, beynin limbik sisteminde var oluyor. Dolayısıyla bütün hormonların, yani hislerin yerleri beyinde belli.”
Aşk gerçek bir ‘illet’
Her başlangıç sona giden ilk adımdır aslında. Doğumdur yani insanı ölüme götüren, eğer doğmazsan ölmezsin de…
Ölü doğan tek şey ruhumdu benim, o da kim bilir şimdi hangi gözyaşının altında inliyor bilmiyorum! Diş ağrısı gibi bendesin, ne söküp atabiliyorum, nede dayanabiliyorum. Yardım beklediğim tanrılar ile danışıklı dövüşüm bitmek üzere, kaşlarım ve hayatım açılmış kanıyor. Tutmuyor dikişler.
Havlu atın artık nakavt oluyorum!…
Gram acıyorsa namerdim!
Tek korkum sensizlik ve çığlıklarla gelen sessizliktir sadece. Biri ölümü hatırlatıyor bana, diğeri zaten ölümün ta kendisi! Arsız bir melankoli bağımlısıyım ben. Bundandır en olmadık aşklara balıklama atlayışım.
Aşk bir denizdi, kirli ve bir o kadar da bulanık, bırak ıslanmayı çorak karalarda boğulmuşum kime ne bundan? Tanrı bile önemsemez düşenleri, çünkü acizdir düşenler… Biliyor musun adama düşmek değilde kalkmaya çalışmak koyuyor! Boş olan avuçların itilip hor görülür Tanrının o yaman avukatlarınca… Hayata tutunduğun parmaklarınla tek mi-çift mi oynarlar hayasızca…

Categories
Tag Cloud
Blog RSS
Comments RSS
Last 50 Posts
Back
Void « Default
Life
Earth
Wind
Water
Fire
Light 